Haberler

Türkiye'nin Enerji İthalatın'da Elektrik Üretiminin Önemi

Şubat 2018


Türkiye'nin Enerji İthalatın'da Elektrik Üretiminin Önemi

Türkiye’nin dış ticaret açığına (cari açığa) baktığımızda bunun büyük bir kısmının enerji ithalatının oluşturduğunu söyleyebiliriz. Peki Enerji İthalatı nedir?

 Ülkede enerji üretmek amacıyla gerekli ham maddeleri dışarıdan tedarik etmeye enerji ithalatı denir. Bunların içerisinde fosil yakıtlar(petrol,doğalgaz,kömür vb), nükleer yakıtlar(uranyum gibi parçalandığında yüksek enerji veren radyoaktif elementler), alternatif enerji kaynaklar(rüzgar türbinler, solar paneller vb) ve çöplere kadar enerji üretmek amaçlı ithal edilen her şey örnek gösterilebilir.

2010 Ekonomi Raporunu okuduğumda, enerji ile ilgili dikkatimi çeken bazı verileri sizinle paylaşmak istiyorum. Türkiye kullandığı elektriğin yalnızca %40’nı üretebiliyor. Geriye kala %60’lık kısım ithalatla karşılanıyor. Bu ithalatın başında doğalgaz ve petrol ürünleri öne çıkıyor. Enerji kaynakları ithal ettiği ülkelerin başında ise Rusya geliyor. Rusya’yı ele alıp incelersek 2010 yılında 24 milyar dolarlık dış ticaret hacmimiz var. Bu rakamın 20 milyar dolarlık kısmı doğalgaz ve petrol ürünlerinin ağırlıklı olduğu ithalatımızı oluşturuyor. Geriye kalan 4 milyar dolarlık kısmı ise sebze meyve ağırlıklı olan ihracatımızı oluşturuyor. Yani 16 milyar dolarlık bir cari açığımız oluşuyor. Bu doğalgaz termik santrallerde yakılıp buhar basıncı elde edilip elektrik üreten türbinler çalıştırılıyor ve elektrik enerjimizin büyük bir kısmı bu şekilde elde ediliyor. Birde termik santrallerde kömür kullanarak üretilen elektrik üretimi var. Fakat ithalatımız üzerindeki etkisi doğalgaz kadar büyük değil.

2018’in ilk ayı olan Ocak rakamlarına baktığımızda sonuçların aslında çokta değişmediğini fark ediyoruz. 746.454.800 kilowatsaat elektrik üretimi gerçekleştirmişiz.

Kaynaklarımıza baktığımızda ise;

İthal

Fosil

Doğalgaz

%27.81

İthal

Fosil

İthal kömür

%26.02

Yerli

Fosil

Taş Kömürü ve Linyit

%17.87

Yerli

Yenilenebilir

Hidrolik

%16.38

Yerli

Yenilenebilir

Rüzgar

%6.38

Yerli

Yenilenebilir

Jeotermal

%2,61

Yerli

Yenilenebilir

Güneş

%1.80

Yerli+Yabancı

Yenilenebilir+Fosil

Biogaz+Fueloil+Nafta

%1.41

 

Aradan 8 yıl geçmesine rağmen bu rakamları yıla vurduğumuzda elektrik üretimimizin %50’sini yine enerji ithalatıyla çözüm bulduğumuzu görüyoruz.

Endüstrimizin gelişmesi ve modernleşmemiz için kilit öneme sahip olan elektrik enerjisinin yerli kaynaklar kullanarak çözüm sağlamalıyız. Bugün AB ülkelerinin gelişmesindeki temel faktör enerji üretimidir. Hatta AB’nin kuruluşunun temel kuruluş sebebidir enerji üretimi ve sanayileşme. Başlangıçta kömür çelik topluluğu olarak kurulan ve amacı sanayinin ihtiyaç duyduğu enerji ve çelik ihtiyacını karşılamak ola AB zamanla gelişip günümüzdeki önemli bir teşkilat haline gelmiştir.

Bugün AB ülkelerinin elektrik üretiminin büyük bölümünü sağladığı Nükleer Enerji Santralleri zamanla tasfiye edilerek yerini alternatif enerji kaynaklarına bırakmaya başlamıştır. Hatta İsveç kendi çöpü yeterli gelmediği için, komşusu olan Norveç’ten çöp ithal ederek çöpten elektrik üretme maksadıyla enerji ihtiyacını karşılar hale gelmiştir.

Türkiye Güneşli gün açısından komşusu Avrupa’ya göre büyük bir potansiyele sahiptir. Ne yazık ki Avrupa’da ki kurulu güneş santrali kapasitesi Türkiye’nin çok üzerindedir.

Ülke olarak gelişmemizdeki temel yapı taşı olan ve ithalatımızda büyük yer edinen enerji üretimini, fosil yakıtlardan alternatif enerji kaynaklarına dönüşümünü, gerçekçi bir kalkınma planıyla hızlı bir şekilde sağlamalıyız. Enerji üretimimizin %100’nü alternatif kaynaklarla sağladığımız, cari fazlanın oluştuğu temiz ve zengin günlerde görüşmek dileğiyle.

Ekonomik gelişmeler hakkında ayrıntılı bilgi almak için: https://www.ekonomi.gov.tr/

Yazan: Mesut Muslu