Logo
E-Bülten Kayıt

Haberler

nokta

KOLEKSİYONER OLMAK TUTKUNUN BİR PARÇASIDIR

Mart 2011


KOLEKSİYONER OLMAK  TUTKUNUN BİR PARÇASIDIR

Eskide kalmış flu görüntülerden ibarettir kimileri için, üzerinden çokça zaman geçmiş, işlevselliğini, önemini belki de niteliğini yitirmiş olarak gözükebilir. Bazıları ise daha yakın tarihlidir, yaşayan birçok jenerasyona tanıtabilmiştir kendini. Hayatın garip döngüsü içinde farklı yerler bulmuşlardır kendilerine. Bazıları, onlara farklı perspektifle yaklaşan insanlar tarafından değerli bulunmuşlar ve hassasiyetle korunmuşlardır. Birçoğu ise milatlarını dolduran her şeyin başına geleceği gibi unutulmuştur, yok olmuştur. Evet bahsettiğimiz koleksiyonculuğa konu olacak materyaller ve koleksiyonerler. Yüzlerce farklı dal, konu, eşya vb. unsurlar gelebilir aklımıza koleksiyona konu olabilecek. Koleksiyonerler farklı bir tutku taşırlar. Bir çocuğa, bir sevgiliye değer verir gibi yaklaşırlar koleksiyonlarına konu olan unsurlara. Bu tutku tabi ki yaşam standartları ve bakış açısı ile birçok kademeye göre sıralanır ve sınıflandırılır. Küçük bir çocuk için misket ya da futbolcu kartlarından başlayan bir serüven, gençlik yıllarında kelebeklerin ya da çizgi roman klasiklerinin biriktirildiği bir koleksiyona dönüşebilir. İlerleyen yaşlar tutkuyu paslandırmaz ya da düşünceleri değiştirmez, belki koleksiyonerin standartlarını değiştirir ve ona hayalinde olan, yapmak istediği ama hep ertelediği yeni tutkulara erişme şansını verir. Eski madeni para koleksiyonlarından, yüzyıllar boyunca hayatı sayfalara dökmüş kalemlere uzanan bir heybet ve tarih kokusu sarar götürür insanı. Dünya’da ve ülkemizde bu tutkuyu hobi boyutundan ileriye taşıyan kişiler bulunmaktadır. Açılan sergiler ve müzelerle koleksiyonerler kimi zaman bu tutkularını insanlarla paylaşmak isterler. Rahmi Koç Müzesi bu sergilere gösterilebilecek en önemli örneklerden biridir. Ulaşım ve mühendislik alanlarında yer alan eserlerle Türkiye’nin en çok ziyaret edilen müzelerinden biri olmasının yanı sıra bir koleksiyonerin bu tutkusunu nasıl en üst noktaya taşıdığını resmeden kanıttır. INTERLINK çalışanları olarak, iyi bir koleksiyoner olan Yönetim Kurulu Başkanı’mız Polat TAŞÇIOĞLU’nun bu tutkusundan yakın olarak faydalanmaktayız. Polat Bey’in yıllara dayanan birikimi ve özenli yaklaşımı sayesinde oluşturduğu antika hesap makinesi ve daktilo koleksiyonu;  bugün sayısı 600’ü aşan, Türkiye’nin sayılı koleksiyonlarından biri haline gelmiştir ve Genel Merkez’ imizin birçok noktasını süslemektedir. Aynı zamanda Milli Piyango Biletleri ile ilgili de sıkı bir koleksiyoncu olan TAŞÇIOĞLU, 1926 yılından günümüze kadar olan süreçteki, binlerce Piyango Biletini biriktirerek bu dalda da Türkiye’ de ki en büyük koleksiyona sahiptir. Başlıkta da belirttiğimiz gibi tüm bunlar ancak güçlü bir tutkunun oluşturabileceği zeminlerdir. Koleksiyonerlik spontane gelişebilecek ve büyüyebilecek bir olgu değildir. Emek, sabır, ayrılacak zaman birlikte harmanlanıp bu tutkunun yaşamasını sağlamaktadır. Koleksiyonerin perspektifi diğer insanlardan farklı olmalıdır. Koleksiyoner durumlara karşı kimi zaman spekülatif, kimi zaman marjinal bir bakış açısı üretmelidir ve farkını hissettirmelidir. Bir yerden başlamak gerekir deriz ya kendimize bazen, işte belki de o yer okumuş olduğunuz bu satırların sonudur. Geçmişi her zaman keyifle hatırlamanız dileğiyle.