Logo
E-Bülten Kayıt

Haberler

nokta

‘KAYIP CENNET’İN SANAT DOKUSU İLE BULUŞMASI

Temmuz 2011


‘KAYIP CENNET’İN SANAT DOKUSU İLE BULUŞMASI

İster çalışma hayatında ister sosyal hayatında olsun insanı dinginleştiren ve kültürel zenginliğini arttıran bazı durak noktaları vardır. Kimimiz bir çizgisel ince bir gücün, kimimiz bir zarif tınının, kimimiz usta ellerde harmanlanan bir yapıtın verdiği keyfin silüetini yansıtırız hayatımıza. İşte bu durak noktalarından birini geride bıraktığımız günlerde sizin için ziyaret ettik. İstanbul Modern Sanat Merkezi’ nde gösterime açılan ‘Kayıp Cennet Sergisi’ ziyaretçilerini hayranlıkla ağırlamayı başardı. 25 Mart – 24 Temmuz 2011 tarihleri arasında gerçekleşen sergi, dijital medya ve videolardan oluşuyor. Sergide doğayla ilgili konular üzerinde duran, endüstrinin ve teknolojinin çevreye olan etkilerini inceleyen 21 sanatçı ve bir ortak proje yer alıyor. Kayıp Cennet sergisi, Japonya’da yaşanan deprem ve nükleer felaketin sonuçları ile yüzleştiğimiz bu günlerde, bizleri görsel sanatlar aracılığıyla geleceğimizi düşünmeye davet ediyor. Küratörlüğünü Paolo Colombo ve Levent Çalıkoğlu’nun yaptığı Kayıp Cennet sergisi çağdaş sanatçıların teknolojiyi kullanma biçimlerini ve doğaya, hayvanlar dünyasına ve son yıllarda dünyayı etkileyen önemli ekolojik değişimlere dair bir dizi güncel konuya yaklaşımlarını mercek altına alıyor. Sergide farklı kuşak ve coğrafyalardan sanatçılar bir araya geldi. Doug Aitken, Francis Alys, Katerina Athanasopoulou, Jim Campell, Ergin Çavuşoğlu, DesertMed, Shaun Gladwell, Emre Hüner, Nina Katchadourian, Ali Kazma, Laleh Khorramian, Guy Maddin, Rivane Neuenschwander, Ulrike Ottinger, Tony Oursler, Qiu Anxiong, Pipilotti Rist, Charles Sandison, Kiki Smith, Bill Viola ve Pae White bu önemli isimler arasındaydı. Sergi; doğa ve teknoloji ile ilişkimizin ne kadar hassas ve küresel çapta bir konu olduğuna tanık olduğumuz günümüzde, apokaliptik bir gelecek öngörüsü, her geçen gün giderek önem kazanan ekolojik dönüşümler, doğanın bir korunak ve yuva olarak yeniden tarifi, hayvanlar dünyasıyla kurduğumuz ilişki biçimleri, ekonomik bir süreç olarak doğadan elde ettiğimiz kazanımlar ve sonuçları üzerinden doğanın varlığına ulaşan sanatçıların çalışmalarından oluşuyor. Ana sponsorluğunu Türk Telekom’un, teknoloji sponsorluğunu LG’nin, destekleyici sponsorluğunu Credit Suisse AG’nin üstlendiği sergiye, Amerika Birleşik Devletleri İstanbul Başkonsolosluğu, İstanbul İtalyan Kültür Merkezi, Goethe-Institut İstanbul ve İstanbul İsviçre Başkonsolosluğu’nun yanı sıra İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Point Hotel, Tepta Aydınlatma, Marshall Boya, Boğaziçi Borsa Restaurant ve Acarlar Makine katkıda bulunuyor. Serginin ismi, John Milton’ın Âdem ve Havva’nın cennetten kovuluşunu ve ilk günahın lekesini anlatan şiirinden geliyor. Sergilenen çalışmaların ortak noktasını “başlangıçtaki masumiyetin kaybedildiği ve doğayla günümüz teknolojik dünyası arasında sürekli bir çarpışmanın yaşandığı fikri” oluşturuyor. Bu bağlamda deklare edilmeye çalışılan fikir ise çevreye ne derece dostça ve hak ettiği şekilde yaklaşımda bulunduğumuz, ayrıca teknolojinin ve endüstrileşme süreçlerinin insan hayatına katkılarının yanı sıra, bu kavramların yaşadığı coğrafyaya zarar verebilecek düzeye gelen spesifik insanın oluşmasına sebep olup olmadığının tartışılması. INTERLINK olarak sosyal hayata verdiğimiz önemi, konusu insan olan tüm oluşumlara gösterdiğimiz duyarlılıkla birleştirmeyi ve bu tür organizasyonlarda yer almayı sürdürmeye devam edeceğiz.