Haberler

Cemile İLE RÖPORTAJ

Eylül 2017


Cemile İLE RÖPORTAJ

1-Türkiye çapında bir mağazalar zinciri haline getirdiğiniz Cemile ismini zirveye taşıdınız. Başladığınız gün buraya gelmeyi planlamış mıydınız?

İlk andan bugüne dek hep "hata yapmamak" üzerine yoğunlaşarak başladım. Fakat o dönemde yapılan o kadar çok hata vardı ki onları düzelterek devam ettikçe, işler benim bile beklemediğim kadar büyüdü. Ben sadece işimi doğru yapmaya çalıştım. Yine işimi doğru yapmaya çalışıyorum. Bir de şu var tabii, ben çok sevdiğim bir işi yapıyorum. Her zaman dekoratif objelere ilgim vardı. Arkadaşlarım araba dergileri karıştırırken ben dekorasyon dergilerine bakardım. Bu, başarı için önemli bir kıstastır. 

2-Sıfırdan başlayarak koskoca bir marka yarattığınız bu kadar aşikar olunca insan bu işin sizin için ne anlama geldiğini çok merak ediyor. Hayatınızın kaçta kaçı iş?

Bu işe başladığımda, toptancılık uzun zamandır bu işi yapan belli bir kitlenin elindeydi. Bu konuda doğru düzgün bir girişim de yoktu. Şu anda çok normal görünen bu durum o zamanlar bir tabu gibiydi. O sebeple başlangıçta oldukça yadırgadılar. Hoş ben işin bu zorlu meydan okuma halinden şikayetçi değilim. İşlerin aynı şekilde gitmesini, kolaylık olsa da kendini tekrar etmesini istemezdim. Ben mücadeleyi seviyorum. Bu mücadelenin içinde nefes alıyor, yaşadığımı hissediyorum. Bu karakter yapısından ötürü arada işlerin zorlaşmasını seviyorum. Bir şeylerin değişmesi, sürekli yeni fikirler ve yenilenmeler gerekmesi beni özellikle teşvik ediyor ve yenileyerek genç tutuyor. Yani iş hayatımdaki zorluklar, içeride hala kaldıysa o harika çocuktan bir şeyler, onun biraz daha hayatta kalmasına, ses çıkarmasına ve bir şeyler becermesine sebep oluyor.

3-İş sizin için mücadele mi demek?

Mücadele değil yenilik demek; bulmak, keşfetmek ve parlatmak demek, renk katmak demek. Aslında etrafımdaki pek çok kişiye nazaran, iş benim hayatımın tam merkezinde değildir. Ama iş yaptığım zaman sadece iş yaparım. İşimi bir ibadet gibi görürüm ve onun kurallarından taviz vermem. İş duygusundan çıktığımda da normal hayatımla işimi çok fazla ilişkilendirmem. Bunun tek bir istisnası vardır; mağazacılık anlayışım. Dünyanın herhangi bir yerinde, herhangi bir saatte, bu işi yapan herhangi bir mağazaya girdiğimde o kokuyu alırım, o değerlendirmeyi yaparım. Oradaki kaliteyi ve başarıyı ölçerim, başarısız yönleri seçmeye çalışırım. Bu otomatik bir şekilde gerçekleşir. Adeta bir refleks gibidir. Benim fikrime göre ticaret öğrenilen bir şeydir. Zaman içinde geliştirilir. Yetenekleriniz ve ileri görüşünüz neticesinde ticarette başarılı olursunuz. Ama esnaflık daha çok bir gendir, bir DNA'dır, varsa güçlendirirsiniz ve bu yüzden esnaflık yapmamak seçeneğiniz olan bir durum değildir. Esnafsanız esnafsınızdır. Biz de zaten hem kendimizi, hem şirketimizi daha çok esnaf tüccar olarak görürüz.

4-Ürün seçerken nelere dikkat ediyorsunuz. "Evet! Bu ürün bizim piyasada satar; bu cümleyi söyleten şey nedir? Yoksa içgüdü mü?

Bizim ekibimizle beraber yaptığımız iş insanların güzellik duygusuna hitap etmek. İşimizin duyumsal ve duygusal tarafı çok güçlü. Mağazaya girip bir  ürünü beğenip satın alan kadın, ki asıl patron odur ve işin başladığı ve bittiği yer de orasıdır, bu işin en önemli kısmı. "Cemile'nin farkı işte tam orada başlar." Biz o kadının güzellik duygusuna hitap ederiz. Bunu yapabilmek için içimizde sezgisel bir düşünme biçimi gelişti. Kendiliğimizden yöneliyoruz objelere. Bazen biz bile neyi neden seçtiğimizi çok anlayamıyoruz, sadece hissediyoruz ve genellikle olumlu sonuç alıyoruz.

 

5-Franchise olmak için nasıl bir süreç işliyor? Aradığınız şartlar neler?

Öncelikle karşılıklı olarak neler alabiliriz, neler verebiliriz birbirimize, bir düşünüyoruz. Ve gerçekten elektrik birbirine uyacaksa diğer teknik konulara geliyoruz. Sözleşme hazırlarken en birinci amacımız o sözleşmenin kasadan bir kere bile çıkmasına gerek kalmayacak şekilde yapılması oluyor. Bunun sadece önemli bir eki var, kar marjları, onu da eskiye nazaran çok ciddi yükselttik. Ortalama %100 civarı bir kar marjı tanıyoruz. Ve ürünü satamama yahut parayı gerektiği kadar hızlı çevirememe durumunda özel iade şartları sunuyoruz. Bunlar ana konular tabii. Öbür türlü bu iş bir münhasır ortaklık.

6-Cemile Ailesi giderek büyüyor. Gelecekte bu aileyi neler bekliyor? Hep birlikte büyüme ve kalkınmaya devam mı?

Uzun süre düşündükten sonra bu işten kopamayacağıma karar verdim. Bu yüzden ürün sayımız, ürün çeşidimiz, ürün ana kalemlerimiz, çalışma şekillerimiz, innovatif fikirlerimiz, çalışma alanımız, bunların hepsi belli bir hızda büyümeye devam edecek. Seneye daha geniş, ondan sonraki sene daha da geniş olacağız. Fakat şurası da kesin; her ne yapıyorsak yine kendi tarzımızda yapacağız. Cemile sitiliyle, şık, zarif ve insana yakışan bir şekilde.