Haberler

ARAMA KURTARMANIN GÜNÜMÜZDEKİ YERİ

Aralık 2014


ARAMA KURTARMANIN GÜNÜMÜZDEKİ YERİ

Arama ve kurtarma, geçmişten günümüze bu iki kavram insanlığın hep gündeminde olmuştur. Geçmişte bireysel içgüdülerle yapıldığını düşündüğümüz arama ve kurtarma işlerinin, insanlığın gelişmesine de yön verdiğini söylemek fazla abartı olmaz sanırım. Kendine daima güvenli bir yaşam arayan insanlık, bu arayışları sırasında zaman zaman doğanın meydana getirdiği olağanüstü olaylarla karşı karşıya kalmış çoğunlukla da toplu olarak büyük zarar görmüştür. İnsanlar hep kendini ve çevresindekileri koruma, zarar görenleri kurtarma faaliyetlerinde bulunmuştur. Toplumlar ilerledikçe arama ve kurtarmanın önemi daha da artmış, olaylara ve afetlere anında müdahale edebilecek kabiliyette eğitilmiş ekipleri hazır  bulundurmanın önemini kavramışlardır. Bu nedenle hem kendilerini eğitmiş hem de olaylara teknik olarak yaklaşmak için arama kurtarmanın teknolojisini geliştirerek arama kurtarma ekiplerini daha aktif ve seri olarak kullanmanın yolunu açmışlardır. Bugün artık ileri toplumlar Dünya’ nın neresinde olursa olsun, meydana gelen bir afete en kısa zamanda donanımlı ekipleri ile müdahale etmektedir. Ülkemiz bir deprem bölgesinde olması nedeniyle en çok maruz kaldığı doğal afetlerin başında deprem gelmektedir. Geçmişte afetlere Türk Kızılayı ve Askeri birliklerce kısıtlı imkanları ile en planlı gidebilen kurumlar olarak görülmekteydi. Türk insanın yardımsever yürekleri sayesinde kısa sürede zararlar karşılanmaya çalışılırdı. Maddi kayıpları kısmen karşılanabilse de can kayıplarını önlemek mümkün olmamıştır. Türkiye de meydana gelen 17 Ağustos 1999 depreminde çok geniş bir coğrafya da çok fazla sayıda can ve mal kaybı verilmiş ve büyük bir ekonomik kayıp meydana gelmiştir. Hemen ardından 12 Kasım 1999 Düzce depremi kayıplarımızı daha da yükseltmiş, ardından 23 Ekim 2011 tarihinde Van - Erciş depremi yaşanmıştır.  1999 depreminde çok az sayıda olan Arama Kurtarma ekip sayısı art arda yaşanan depremler nedeniyle ülkemiz insanının bilinçlenerek bir araya gelmesi ve sivil toplum kuruluşları olarak örgütlenmesine yol açmıştır. 03 Mayıs 2012 Tarihinde kurulan BKSAR Büyük Kulüp Arama Kurtarma Ekibi o gün ki şartlar doğrultusunda afete hazırlık çalışmalarını ve eğitimlerini bir kaç Arama Kurtarma Derneği ile birlikte yürütmüştür. BKSAR’ ın   Mayıs 2014 tarihinden itibaren kendi ayakları üzerinde yola devam etmek istemesi ve Büyük Kulüp Yönetim Kurulunun da uygun görmesi ile tüm faaliyetlerini Büyük Kulüp Sınırları içine almıştır. BKSAR’ ın sil baştan yapması beraberinde zorluklarda getirmiştir. Üye kaybı, malzeme ve donanım eksiği had safhada olmasına rağmen yılmamıştır. BKSAR ekip yönetiminin Büyük Kulüp Yönetim Kurulu’ ndan da almış olduğu destek ile öncelikle toplantı ve eğitim mekanları sıkıntısını gidermiş ve büyük bir şevkle çalışmalarına başlamıştır.  Yeni bir anlayış ve sistemle işe başlayan BKSAR, önce kendi ekip içinde bir yönetim ve alt kadrolar oluşturmuş kısaca söylemek gerekirse Arama Kurtarma sisteminin en önemli ayaklarından biri olan yönetim yani mutfağını kurmuştur. Eğitim birimimizin organizasyonu ile çok kısa sürede 30 üyemize İlk Yardım kursu neticesinde Sağlık Bakanlığı onaylı Sertifikalıİlk Yardımcı kimliği kazandırılmıştır. Arama Kurtarma ekiplerinin en önemli sıkıntılarından biri olan haberleşmemizi daha sağlıklı ve sertifikalı yürütebilmek için mevcut KEGM Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünce sertifikalandırılmış Amatör Telsizci sayımızı yeni açılacak sınava hazırladığımız üyelerimiz ile daha da arttıracağımıza inanıyoruz. BKSAR yönetimi olarak zamanımızın büyük bir çoğunluğunu Eğitimlere harcamakta olup; eğitim ve uygulamalarımızı aralıksız sürdürme azmindeyiz. BKSAR ekibimizin deneyim kazanmış eğitmenleri ile resmi kurumlara ve sivil halka Temel Afet Bilinci kazanmaları hususunda bilinçlendirme seminerleri düzenleyerek Sosyal Sorumluluk Projemizi de aksatmadan sürdürmekteyiz. Arama Kurtarma sivil toplum kuruluşları tamamen insani duygularla hareket etmekte, faaliyetleri ve olaylara müdahalede tamamen ücretsiz ve kendi maddi imkanları ile müdahale ettiğinden, bizim ve diğer kulüplerin de en büyük sıkıntısı maddi desteğin yok denecek kadar az olması. Ülkemizde birkaç arama kurtarma derneği dışında hepsi kaynak sıkıntısı çekmektedir. Arama Kurtarma faaliyetleri ve eğitimleri için malzeme ve donanımlarının büyük bir kısmı yurt dışından ithal edildiğinden bunlara sahip olmak ancak şansa kalmaktadır. Duyarlı iş çevrelerinin yapacağı Sponsor katkıları, ile bu engelinde kısa sürede aşılacağına inanıyoruz. Afetsiz günler olamayacağına göre en ekonomik önlem afet başımıza gelmeden hazır olmaktır.

 http://www.bksar.org.tr/